Endüstriyel devrimler her dönemde iş yapma biçimlerini değiştirdiler. Her biri merkezine bir ya da bir kaç sektörü alırken, bu sektörlerdeki gelişimlere paralel olarak ekonomi de şekil değiştirdi, gelişti.
İçinde bulunduğumuz 4. Endüstriyel devrimin odağında ise sanal dünya var. Otonom sistemler, IoT, büyük veri gibi pek çok yeni kavram son 20 yılda hayatımıza girmiş durumda. Ancak bu kavramların henüz tam anlamıyla hayata geçebildiğini söylemek pek de mümkün değil.
Organizasyonlar için süreçler, kurumların rekabette varlıklarını belirli bir standartta sürdürebilmeleri adına çok önemli bir rol oynamaktadır. Bu nedenle özellikle kritik karar alma süreçlerinin kurgulanması başlı başına önem taşır.
Yapısal anlamda sağlıklı bir süreç kurgusu için doğrudan veya dolaylı olarak tüm senaryoların dikkate alınması gerekir. Böylelikle, kurumsal karar alma mekanizmaları herhangi bir risk oluşturmaksızın yürütülebilirler. Aksi durumlarda tüm paydaşlar telafisi zor sıkıntılar yaşayabilirler.
Operatörler, ısmarlama donanım tabanlı ağ ögelerini yazılım tabanlı sanal ağ ögeleriyle değiştiriyor. Operatörler bunu uç noktalara kadar yaparak ve bunları yönetilen bir hizmet sözleşmesi kapsamında genel bir bulutta çalıştırarak, kullanıcı arayüzünü yapay zekayı en üst düzeyde kullanacak şekilde dijitalleştirirken, sektör de iletişim hizmeti sağlayıcısı tanımını yeniden yapacak. Yeni bir Kanadalı mobil operatör olan Fizz, minimum sermaye yatırımıyla sıfırdan yeni bir iş geliştirmeye ve çok hızlı bir şekilde büyümeye imkan tanıyan bu yaklaşıma liderlik ediyor.
2018 yılında, tüm pazarlar ve sektörleri etkileyen pek çok farklı gündem ile dijital dönüşümün hızlı gelişim sürecini hep birlikte gözlemledik.
Dünya genelinde artık dijital dönüşüm, popüler ve güncel bir terim olmanın çok ötesine geçmiş durumda. Öyle ki, yakın zamanda dünya genelinde yapılan bir çalışma; online şirketlerin %97’sinin dijital dönüşüm sürecini başlattığını gösteriyor. Bu oran online olmayan şirketler için %67’ye kadar yükselirken, aynı araştırmanın 2017 sonuçları ile kıyaslandığında dijital dönüşüm sürecinde %20’lere varan bir artış görülmektedir.
Yapay Zekâ (AI) sadece hizmet sağlayıcıların kendi ağlarını ve iş yapma şekillerini derinlemesine değiştirmekle kalmayacak, aynı zamanda müşterileri ile etkileşimde bulunma şekillerini de önemli ölçüde değiştirecektir. Aslında, müşterilerle etkileşimleri geliştirmek için AI kullanmak bugünün en popüler uygulamalardan biridir. Gartner Research'e göre, 2020 yılına kadar tüm müşteri etkileşimlerinin % 85'inden fazlası dijital olacak ve insan olmadan yönetilecek.
Fraud yani sahtecilik, ne yazık ki, pekçok sektörde de olduğu gibi telekomünikasyon sektöründe de halen yaygındır ve daha önce de bunun üstesinden gelme çabalarına karşı oldukça direnç göstermiştir.
TM Forum, sahteciliğin “en çok izlenen ağlarda bile sürekli olarak gerçekleştiğini ve operatörleri kendilerini koruma yöntemlerini sürekli geliştirmeye zorladığını” belirterek, dolandırıcılığın operatör marjları ve güvenliği için en önemli tehditlerden biri olduğunu belirtmektedir.